Öğrenme Güçlüğü

Öğrenme güçlüğü; çocuğun okuma-yazma, matematik-aritmetik beceriler, konuşma, dinleme, akıl yürütme yeteneğini kazanma ve kullanabilmesinde yaşadığı zorluk olarak tanımlanır. 1975 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan ilk tanımına göre özgül öğrenme güçlüğü “yazılı ve sözlü dili anlama ve kullanmada temel olan bir veya daha fazla psikolojik sürecin etkilenmesiyle ortaya çıkan dinleme,düşünme, konuşma, okuma, yazma ve
matematiksel hesaplamalar yapmadaki güçlüklerdir”.

Çocuk sadece bilgiyi öğrenme yeteneğinde değil kendiyle ilgili ve sosyal becerilerde de zorlanır. Öğrenme güçlüğü olan çocuklar normal zekâ ya da normalin üstünde zekâdadır. Öğrenme güçlüğü olan çocukların sayısı azımsanmayacak sayıdadır ve genellikle okula başlama yaşı geldiğinde kendinden beklenen akademik başarıyı gösteremediğinde fark edilirler.

Öğrenme güçlüğü terimi ilk kez 1962 yılında Kirk tarafından konuşma, dil, okuma-yazma, imla, aritmetik alanların birinin ya da birden fazlasının gelişiminde gerilik, bozulma hali olarak tanımlanmıştır.

Öğrenme güçlüğü daha çok okuma-yazma becerilerinde bozukluk olarak görülür. Bilgiyi öğrenme ile ilgili problem yaşanması da söz konusudur.

Sınıflandırma

Öğrenme güçlüğünde en sık karşılaşılan sınıflandırmaya göre, öğrenme güçlüğü; okuma güçlüğü, yazma güçlüğü ve aritmetik güçlük olarak üç grupta ele alınır.

Okuma güçlüğü (disleksi):

En belirgin özelliği harfler ve kelimelerin karıştırılması ve tersten algılanmasıdır. Sözcükleri tanıyabilmelerine rağmen sesleri birleştirmekte güçlük yaşarlar. Okuma ve konuşmada zorluk yaşarlar. Okuma da yaşıtlarına göre daha geriden takip ederler. Bu yüzden sıklıkla ilkokula başladıktan sonra fark edilirler.

Yazma güçlüğü (disgrafi):

Sınıftaki yaşıtlarına göre yazması yavaştır, harf, hece, noktalama, gramer yanlışları yapar. Yazı yazarken boşluk bırakmaz veya bir kelimeyi birkaç parçaya bölerek yazar. Çoğunlukla ünlü harfleri atlarlar, ünsüzleri tersine çevirirler. Düzensiz bir yazıları vardır.

Aritmetik (Matematik) güçlüğü (diskalkuli):

Dört işlemi yapmakta zorlanır, problemin çözümüne gitmekte sıkıntı çekerler. Yavaştırlar, parmakla sayarlar. Aritmetikte kullanılan bazı sembol, işaret, terimleri anlamakta güçlük çeker veya karıştırırlar. Çarpım
tablosunu ezberlemekte de zorluk yaşarlar.

Öğrenme güçlüğü çeken çocuklar bütün bunların yanı sıra; ev ödevi yapma alışkanlığı, yön kavramları, zamana ilişkin kavramlar, sıraya dizme, sözel ifade, motor beceriler dediğimiz top oynama kaşık-çatal kullanma, makas kullanma gibi becerilerde de yaşıtlarına göre geri kalmaktadırlar. Öğrenme güçlüğünü zihinsel yetersizlikle karıştırmamak gerekir, öğrenme güçlüğünde sorun zihinsel kapasitede değil onu kullanabilme becerisindedir.
Zekâları normal ya da normalin üstündedir.

Belirtileri

Genellikle okul döneminde belirtiler gösterir. Çocuğun okula başlayıp, ilk senede yaşadığı öğrenme problemleriyle dikkat çeker.

Erken çocuklukta aşağıda verilen davranışlar öğrenme güçlüğünün ilk belirtilerinin bazılarıdır:

  • Dil gelişiminde problemler, konuşmada bozukluk,
  • Zaman kavramlarını anlamada zorluk,
  • Kavram gelişiminde zayıflık,
  • Öz bakım becerilerinin yerine getirilmesinde yetersizlik,
  • Hafızada güçlük, hatırda tutamama,
  • Çok hareketlilik,
  • El göz koordinasyonunda problemler,
  • Görsel hafızada problemler.

Okul döneminde çocukta aşağıdaki durumlara dikkat edilmelidir.

  • Okul başarısındaki düşüklük
  • Dikkat- yoğunlaşma sorunu,
  • Bellekte zayıflık,
  • Düzensizlik,
  • Ezberlemede güçlük,
  • İşitsel–algı sorunlar,
  • Mekân, gün, ay gibi zaman kavramlarında zayıflık,
  • Aritmetikte zorlanma,
  • Yabancı dil gibi ardışıklık gerektiren becerilerde başarısızlık,
  • Duygusal olarak hassaslık, davranış problemine sahip olma,
  • Motor becerilerde yetersizlik,
  • Sosyal becerilerde yetersizlik.

Tanı

Çocukta harf karıştırma, dikkatini toparlayamama, kavramları öğrenmede zorluk, okuma-yazmada gecikme, aritmetik becerilerde yetersizlik, derslere ve okula karşı olumsuz yaklaşımlar varsa, öncelikle aile ve öğretmenin işbirliği içinde olması gerekir. Öğretmen okulda yaşanılan sıkıntılardan aileye bahsetmelidir. Çocuğun evde ve okulda yaptığı çalışmalar karşılaştırılmalıdır.

Öğrenme güçlüğü kalıtsal bir sorundur. Algılama ve öğrenmede beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle öncelikle aile sorunu kabul etmeli, öğretmen, konunun uzmanı kişilerle görüşerek çocuğun öğrenme biçimini, güçlü olabildiği alanları bilmeli ona destek olmalıdır.

Öğrenme güçlüğü çeken çocukta, en etkili yaklaşım eğitimdir. Bahsedilen yaklaşım okulda alınan eğitimden farklıdır. Daha çok özel bir eğitim içermektedir. Bu eğitimde çocuğun görsel, işitsel, ardışıklık, motor beceriler, koordinasyon, okuma-yazmadaki ve aritmetik becerilerdeki gelişimleri desteklenerek, çocuğun gelişiminde ilerleme kaydetmek
amaçlanır.

Öğrenme güçlüğü olan çocukları değerlendirme, çoklu disiplinler arası çalışmalarla olmaktadır. Bunun kapsamında, uzman öğretmen, göz doktoru, psikolog, odyolog, danışman, duyu-motor eğitim için uzman, nörolog ve psikiyatrist görev almaktadır. Bu çoklu disiplinler arası değerlendirmeye göre çeşitli testler yapılır. Anne- baba gözlemi ve kişinin doğrudan gözlemi yapılır ve program hazırlanır.

Yaygınlık

Öğrenme güçlüğü ile ilgili ilk bulgular, 1896 yılında bir İngiliz doktor olan W.Pringle Morgan tarafından, British Medical Journal’da yayımlanmıştır. Sorun ilk önce göz sorunu gibi algılanmış, daha sonra bunu takip eden çalışmalar sorunun disleksi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Daha sonra, 1920 yıllarında nörolog olan Samuel T.Orton disleksi üzerine ilk çalışmalarını yapmıştır.

Öğrenme güçlüğüyle ilgili yapılan araştırmalar, disleksi üzerine yoğunlaşmaktadır. Sebebi, disleksinin diğer grup öğrenme güçlüklerine göre daha yaygın olması ve başarıyı daha çok etkilemesidir. Araştırmalar öğrenme güçlüğünün erkek çocuklarda daha sık rastlandığı görülmüştür. Yaygınlık ile ilgili rakamlar farklılık göstermesine rağmen öğrenme güçlüğü olan çocukların sayısının özel eğitimdeki en büyük grup olduğu ve özel eğitimde yaklaşık olarak % 50’lik bir dilimi kapsadığı belirtilmektedir.

Nedenleri

Öğrenme güçlüğünün kesin nedeni bilinmemekle birlikte;

Genetik nedenler, (Araştırmalara göre %25- 60 arası ve bu oran ikiz kardeşlerde daha sık görülüyor.)

  • Gebelikte annenin sigara, alkol ve uyuşturucu kullanması,
  • Gebelikte annenin beslenmesi,
  • Doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması,
  • Gebelikte annenin kullanmış olduğu ilaçlar,
  • Doğumda kullanılan aletlerin verdiği zararlar,
  • Doğum sonrasında meydana gelen beyinde hasar oluşturan çarpmalar, zedelenmeler,
  • Uyaran eksikliği,
  • Zehirli maddeye maruz kalma,
  • Yakın akraba evliliği,
  • Kalıtımla geçen nörolojik rahatsızlıklar gibi etkenler neden olarak gösterilmektedir.

Özellikleri

Öğrenme güçlüğü çeken çocukların her birinin kendine özgü davranışları vardır. Ortak oldukları nokta ise, becerilerini kullanmada çektikleri sıkıntılardır. Genel olarak ortak görülen özellikler şunlardır:

  • Dikkat dağınıklığı ve aşırı hareketlilik,
  • Zekânın normal ya da normalüstü olması,
  • Huzursuzluk ve hareketli olmalarından dolayı gruba alınmama,
  • Konsantrasyon güçlüğü,
  • Kavramları ayırt etmede güçlük yaşama,
  • Yönergeleri birbirine karıştırma,
  • Oyunlarda sırasını bekleyememesi ve sosyal ilişkilerde sorun yaşayabilmesi,
  • Yapılacak işlerin planlaması ve bir işin başarıyla tamamlanmasında güçlük yaşamaları,
  • Hafıza oyunlarında başarısız olmaları,
  • El-göz koordinasyonu gerektiren becerilerde başarısız olmaları,
  • Motor becerilerde yetersizlikler görülmeleri,
  • Kıskanç, huysuz ve dalgın olmaları,
  • Coşku dolu ve sevecen olmaları,
  • Unutkanlık,
  • Kararsız olmanın yanı sıra yaratıcı fikirlere sahip olmaları,
  • Görsel ve işitsel algıda problem yaşamaları,
  • Akademik becerilerdeki yetersizlikleri, (imlâ hatası, okumada gecikme, işlem sırasını karıştırma gibi,)
  • Konuşmada ve sözcükleri ifade etmede güçlük yaşamaları,

Ayrıca hiperaktivite de öğrenme güçlüğü grubu içinde yer alır. Hiperaktivitesi olan çocuklar çok hareketlidirler. Daha az oturur, hırçındır ve kolay kolay yorulmazlar.

Hiperaktivitesi olan çocuğun dikkati dağınıktır. Okuldaki başarısı düşük olabilir. Düzensiz ders çalışır ve dağınıktır.

Eğitimleri

Bu gruptaki çocukların eğitimleri sadece normal planlarla gerçekleşmemektedir. İlave derslere ihtiyaç duyulmaktadır. Çocuk eğitimine devam ederken grupla ya da bireysel olarak eğitim de almalıdır. Çocuğun güçlü ve zayıf olduğu yönler belirlenmeli ve buna göre bir eğitim programı düzenlenmelidir. Yapılan eğitimde, görsel, işitsel, dokunsal, algı geliştirilmesi, dikkat, bellek, ardışıklık yeteneğini artırılması, motor becerilerin geliştirilmesi yanı sıra konuşma, dinleme, okuma-yazma konusundaki becerilerin gelişimi, kavram ve düşünmenin gelişiminin desteklenmesi yer almalıdır. Öğrenme güçlüklerinin eğitimi uzman bir eğitimci tarafından verilmelidir. Uzman kişi yapılacak değerlendirmeler neticesinde çocuğun eksik becerilerini tespit ederek o yönde bir programlama yapacaktır.

Sınıf içerisinde duygusal anlamda güvenli bir çevre oluşturulmalıdır. Onun beceri ve gelişimi yönünde uyaranlar ve ortam oluşturulmalıdır. Ev ödevleri konusunda başarı duygusu sağlayıcı çalışmalar yapmalı, ev dönüşü ödevleri kontrol edilmelidir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir konuda, çocuğa verilen ödevlerin adım adım, kolaydan zora doğru olmasıdır. Öğretmen-uzman ve veli işbirliği sağlanarak çocuğa verilebilecek en uygun
programı düzenlenmelidir.

Önleme

Öğrenme güçlüğüne neden olan birtakım etmenler; kalıtsal nedenler, çevresel nedenler, beslenme yetersizliklerinden kaynaklanabilecek nedenler gibi birçok neden kontrol altına alınarak, öğrenme güçlüğünün ortaya çıkış sebepleri engellenebilir. Bu önlemler konuyla ilgili uzman kişilerin alacağı önlemlerdir. Psikolojik ya da gelişimsel becerilerden kaynaklanan nedenler, eğitim ve öğretimle engellenebilir.

Sosyal açıdan yaşanan uyum problemleri, dikkat eksikliği, dil bozuklukları gibi nedenler de uygun eğitim önlemleriyle kontrol altına alınabilir. Öğrenme güçlüğü olan çocuk uzman kişiler iyi bir eğitimci, veli işbirliğiyle uygulanan, uygun ve etkili bir programda ilerleme kaydetmektedir.

Özellikle erken çocukluk döneminde risk altındaki çocukların belirlenebilmesi erken müdahale ile birlikte bazı çocukların öğrenme güçlüğü olarak tanılanma olasılıklarını azalttığı araştırmalarla desteklenmektedir.

Anne-Babaya Öneriler

Bazı anne ve babalar öğrenme güçlüğünü önemsemeyerek, çocuklarına anlayışsız davranma yoluna gitmektedir. Oysa onlara kızmadan, anlayışlı davranarak birtakım çözüm yolları bulabilirler. Tüm anne-babalar çocuklarının okulda ve sosyal yaşantılarındaki başarısızlıkları konusunda ilgili ve dikkatli olmalıdır. Bunu tembellik ve yetersizlik olarak değerlendirmemelidir ve mutlaka bir uzmanla görüşmelidirler. Erken yapılan müdahale çocuğun başarısızlık nedenlerini ortaya çıkaracak ve soruna yardımcı olabilecektir. Çocuğa değer verildiği gösterilmeli ve çocuk cesaretlendirilmelidir. Kendine güven konusunda ona destek olunmalıdır. Ödev yapma, planlı ve düzenli çalışma konusunda ona davranış kazandırılmalıdır ve ona yol gösterilmelidir. Başka çocuklarla kıyaslanmamalı ve
onun önemli bir birey olduğu unutulmamalıdır.