Otizm nedir?

Otizm

Otizm

 

Otizm olarak da bilinen Otizm Spektrum Bozukluğu (Autism Spectrum Disorder) (ASD), doğumda ya da hemen doğum sonrasında başlayan ve ömür boyu süren bir engellilik durumudur. Autism kişinin öğrenmesini, çevresiyle ve diğer kişilerle ilişkilerini etkiler.

Belirtileri şunlardır:

  • Sosyal ve iletişim gelişiminde farklılıklar
  • Dar bir ilgi alanı ve aynı şeyleri tekrarlayan davranış.

Otizmi olan iki kişi birbirine benzemez, bu nedenle spektrumdan bahsederiz. Otizmi olan kişilerin zihinsel yetenekleri, yaşları, davranışları, sosyal anlayışları ve iletişim becerileri geniş bir çeşitlilik gösterir.

Tarih

Otizm kelimesi Yunanca kendisi anlamına gelen ‘autos’dan gelir. Halkbilimine göre tarihin her döneminde otizmli insanlar bulunduğu kabul edilse de, bir bozukluk olarak 20. Yüzyılın ortalarında tanınmıştır. Bugünkü anlamda otizm anlayışı 1940’ların başlarında Leo Kanner (1943) ve Dr Hans Asperger (1944) tarafından yazılan tezlere dayanır. Bu tezlerde ikisi de birlikte çalıştıkları çocuklardaki benzer özellikleri anlatmışlardır. Bugünkü anlayışımıza şeklini veren diğer önemli araştırmacılar, Lorna Wing ve Christopher Gillberg’dir. Temple Grandin, Luke Jackson ve diğer otizmli kişilerin kişisel öyküleri, hastalığa ilişkin bilgimizin gelişmesine yardımcı olmuştur.

Otizm tanısı nasıl konur?

Genellikle bir çocuk hekimi veya uzmanlardan oluşan bir ekibin yürüteceği değerlendirme sonucu tanı bir çocuk hekimi veya bir uzman ekip tarafından konur.

Otizm ne kadar yaygındır?

Avustralya’da yapılan en son inceleme (MacDermott et al., 2007) her yıl 6 ile 12 yaş arası 160 çocuktan birine otizm tanısı konduğunu göstermektedir. Otizm tanısı konan oğlanların sayısı kızlardan fazladır.

Nedenleri

Otizmin bilinen bir nedeni yoktur. Araştırmalar, (doğumdan önce ve sonra) genetik ve çevresel bazı koşulların otizmin nedeniylebağlantılı olabileceğine işaret eder. Araştırmalar ayrıca otizmin her kişi için farklı nedenlerden kaynaklandığını da ileri sürmektedir.

Otizm’in başlıca özellikleri

İletişim İstek ve ihtiyaçları ifade edebilmek ve başkalarını anlama yeteneğine iletişim denir. Otizmli kişiler konuşabilir, ancak:

  • Başkalarını anlamakta güçlük çeker
  • Soru ve yorumları çok dar anlamıyla yorumlar
  • Kelimelerin mecazi anlamlarını ve birden fazla anlamı olan kelimeleri anlamakta güçlük çeker
  • Bir sohbete başlamakta, sohbeti sürdürmekte güçlük çeker
  • Bir yetişkin gibi konuşur
  • Kelimeleri ve ifadeleri sürekli tekrar eder.

İletişim zorlukları kişinin sosyal ilişkilerini de etkiler.

Sosyalleşme

Sosyalleşme, kişinin bir grup içinde diğerleriyle nasıl bir ilişki içinde olduğuna denir. Otizmi olan kişiler sosyal kuralları anlamakta zorlanır, yalnız oynamaktan hoşlanır, bir oyuna/aktiviteye nasıl katılacağını bilemez, bazen kaba bile görünebilir.

Davranış

Otizmi olan kişiler genellikle yerleşik adetlere ve tekrar eden davranışlara sahiptir. Bu
davranışlar onlara itidal ve düzen duygusu vererek yardımcı olur. Otizmi olan kişiler:

  • Rutine ihtiyaç duyar
  • Değişiklikten hoşlanmaz
  • Bir konuya çok büyük ilgi gösterir
  • Garip vücut hareketleri yaparlar.

Duyusal işlemleme (Sensory processing)

Duyusal işlemleme beynin duyulardan gelen bilgileri nasıl aldığını ve kullandığını belirten terimdir. Duyusal işlemleme çocuğun evdeki, okuldaki ve toplum içindeki farklılıkları öğrenme ve davranma yeteneklerine etki eder. Otizmli kişiler aşağıdakilere karşı aşırı ya da yetersiz tepki gösterir:

  • Ses
  • Dokunma
  • Görsel bilgi
  • Kokular
  • Tat7
  • Hareket
  • Yakınlarındaki insan ve cisimler.

Öğrenme profili

Otizmli her çocuk farklıdır, ancak aşağıdakiler en çok zorluk çektikleri alanlardır:

  • Değişiklik
  • Dikkat ve bir şeye yoğunlaşma
  • Sosyal ilişkiler
  • Duygular
  • Kas ve hareket koordinasyonu
  • Gözünü birşeye odaklamak
  • Anlamı anlamak
  • Bir yerde öğrendiği becerileri başka yere aktarmak
  • duyusal işlemleme
  • Sıralama (olayların sırasını anlama)
  • Planlama ve organizasyon
  • Motivasyon.

Otizmli öğrencilerin güçlü oldukları pek çok nokta vardır ve şunları kapsar:

  • İyi bir hafıza
  • Rutin ve kuralları takip etme
  • Belirli konularda motivason ve kuvvetli bilgi
  • Görsel öğrenme
  • Dürüstlük.

Bu güçlü ve zorluk çekilen yanlar, otizmli öğrencilerin inişli çıkışlı öğrenme profiline sahip olduğunu gösterir. İyi bir eğitim stratejisi, zorluk çekilen alanları güçlendirmeye çalışmak yerine, güçlü yönlerine yoğunlaşır.

Kaynaklar

Asperger, H. (1944) Translated & annotated, Frith, U. (1991). ‘Autistic psychopathy’ in childhood, In U. Frith (1991), Autism and Asperger syndrome (sayfa 37–92). Cambridge: Cambridge University Press.
Kanner, L. (1943). Autistic disturbances of affective contact. Nervous Child, 2, 217-250.
MacDermott, S., Williams, K., Ridley, G., Glasson, E. & Wray, J. (2007). The prevalence of
autism in Australia. Can it be established from existing data? A report for the Australian
Advisory Board on Autism Spectrum Disorders. Retrieved January 23, 2008,:
www.autismaus.com.au internet sitesinden.